pigeons’ için Arşiv

Güvercine eş seçerken nelere dikkat edilmeli?

28 Ekim 2009 Yazan Supervisor

Güvercine eş seçerken nelere dikkat edilmeli? Video izlemek için tıkla

Popularity: unranked [?]

ŞEBAB GÜVERCİNİ HAKKINDA GENEL BİLGİLER

24 Ekim 2009 Yazan Supervisor
ŞEBAB GÜVERCİNİ HAKKINDA GENEL BİLGİLER

ŞEBAB KELİMESİNİN ANLAMI:
Arap Kökenli Bir Kelimedir.
Şebab Demek Güzel Alımlı Yapılı ve Erkekler İçin Kullanılan Bir Kelimedir.
Bunun Eş Anlamı Türkçemizde Yakışıklı, Babayiğit Anlamına Gelir.

ŞEBAB GÜVERCİNİN KÖKENİ

Şebab Güvercini Şanlı Urfa’da Yetiştirilmiş ve Kökeni Tamamen Şanlı Urfa’ya Aittir. Nasıl ki Van Kedisi Van’a Aitse Kangal Köpeği Sivas’ın Kangal Kazasına Aitse Denizli Horozu Denizliye Aitse Bunun Gibi Bir Çok Örnek Vere Biliriz Şebab Güvercinide Tamamen Şanlı Urfa’ya Aittir. Allah C.C Her Yöreye Ayrı Bir Güzellik Bahşetmiştir. Bunun Böyle Olduğunu Şebab Güvercinini Gerçekten Bilen ve Emek Veren Türkiye’nin Her Yerindeki Güvercin Seven Kardeşimiz Böyle Bilir ve Gerçekler Budur. Ama Nedense Bazı Yeni Yetme Kardeşlerimiz Bunun Aksini İddia Etme İhtiyacı His Ediyorlar. Mesela Kimisi Diyor Suriye’den Gelmiş Kimisi Diyor Iraktan Gelmiş Buna Benzer Bir Sürü İfade Bunların Tamımı Asılsızdır Suriye’nin Kendine Has Taklacıları vardır Irak’ın Kendine Has Taklacıları Vardır Ama Hiç Biri Şebab Değildir. Lütfen Değerlerimize Sahip Çıkalım Ve Başka Devletlere Mal Etmeyelim. Ve Bu Şebab Güvercinlerimiz İlk Olarak 1978-79 Yıllarında İstanbul’a, Erzurum’a, Adana’ya, Konya Ereğli’ye, Karamana, Eskişehir’e, Tokat’a, Niğde’ye Sırasıyla Türkiye’nin Bunun Gibi Bir Çok İline Dağılmıştır ve Bir Çok Güvercin Seven Kardeşimiz Bu Nadide Güvercinlerimizi Beslemiş Yetiştirmiş ve Bu İllerimizden de Çok Değerli Ustalar Yetişmiştir Ama Ne Yazık ki Son 20 senedir Bu Nadide Güvercinlerimiz Bilinçli Veya Bilinçsizce Kırılmıştır ve Saf Şebab Güvercini Piyasada Bulmak Mümkün Değildir. Sadece Urfa’da Birkaç Ağada Saf Şebab Kalmıştır. Onlarda Elli Atmış Yıllık Bir Kandır ve Saftır Bu Kişiler Kuşlarının Arasına Asla Yabancı Bir Güvercini Katmazlar ve Asla Hiç Kimseye Güvercinlerini Vermezler. Servet Ödense Kümeslerinden Kimse Tüy Dahi Çıkaramaz ve Bir Ağanın Güvercin Satmasını Urfa’da Çok Ayıplarlar. Yani Derler Koskoca Ağa Güvercin Satıyor Güvercin Parasıyla Geçiniyor. Aşırı Şekilde Çoğaltmazlar. Kürenk’in Kümesi Ayrıdır Miskinin Kümesi Ayrıdır. Yani Her Renk Güvercinin Kümesi Ayrıdır. Asla Bir Miski Kürenk Kümesine Giremez ve Bir Kürenk Miski Kümesine Giremez. İşte Bunun İçin O Ağalardaki Şebab Güvercinler Saf Kalmıştır. Şimdi Diyorum ki Bir Şebab Güvercin Seven Olarak İyi ki Bu Kişiler Var ve O Kırılmamış Güvercinleri Günümüze Getirmişler. Beni Kimse Yanlış Anlamasın Biz Ağalığı Destekleyen Bir Zihniyete Sahip Değiliz.

ŞEBAB GÜVERCİNLERİNİN ÖZELLİKLERİ

KÜRENK:(SABUNİ, BOZLAK) ÖZELLİKLERİ.

1-BOY YAPI:
Boyu Yapısı Oldukça İri Baz Fizikli Olmalı Omuzu Geniş Olmalı Beli Yani Kuyruk Üstü Geniş Olmalı ve Belinde Leke Toz Olmamalı. Kuyruk Yani Arkası Uzun Olmalı Küt Yani Kısa Olmamalı. Duruşu Dik Olmalı. Kanatlar Kuyruğun Üstünde Olmalı. Yani Kanat Düşürmemeli.
2-KAFA BOYUN:
İri Armut Kafa Olmalı. Kafa Göğüse Kadar Kesme Açık Krem ve Parlak Renkte Olmalı Mat Olmamalı Kafa Üzerinde Gri Çizgiler Olmamalı Boyun Kalın Olmalı Ense Rengi Boyun Bitimine Kadar Açık Krem ve Parlak Olmalı Mat Olmamalı ve Sarı Leke Toz Olmamalı.
3-GAGA:
Gagası Çok Açık Sarı İle Kemik Beyazı Arası Bir Renkte Olmalı Ucunda Elif Zikir Olmamalı.
4-GÖZ:
Damarsız. Beyaz İle Çok Açık Mavi Arasında Bir Renkte (Kirli Beyaz) ve Cam Şeffaflığında Olmalı. Göz Bebeği Toplu İğne Başının Büyüklüğünde Olmalı.
5-GÖĞÜS:
Boyun Bitiminden Kesme Aşağı Göğüs Bitimine Kadar Limon Sarısı Olmalı. Kiremit Rengi Olmamalı. Dişilerin Erkeklere Nazaran Biraz Daha Az Olur Göğüs Sarılığı ve Sarılığın Eni. Yani Üç Parmak Eninde Gerdanlık Şeklinde Olur.
6-RENK KUMAŞ:
Parlak Açık Krem Renginde Olmalı Mat Olmamalı. Kanatlarda Bozukluk Yani Beyaz Fek Olmamalı Kanat Uçları Çok Açık Kahverengiyle Limon Sarısı Karışımı Bir Renkte Olmalı. Ve Parlak Olmalı. Gri Kurşuni Boz Olmamalı. Kuyruk Beyazı ve Üç Tel Kapağın Haricinde Vücudunun Her Hangi Bir Yerinde En Ufak Bir Tel Beyaz Veya Gri, Boz Renginde Hiçbir Şekilde Tüy Bozukluk Olmamalı.
7-ÇUBUK (KALEM):
İnce Parlak Tatlı Kahverengi Olmalı. Gri Kurşuni Boz Olmamalı. Silik Olmamalı. Ve Yarım Hilal Şeklinde Olmalı. Kesik Eksik Bozuk Olmamalı.
8-AYAK:
Parmaklar Kalın Uzun Pençe İri Bilek Kalın ve Dolgun Paçalar Dirsekten Başlayıp Kılıç Paça Olacak. Yani Paça Uçları Yukarı Doğru Kıvrılmış Yarım Hilal Şekilde Olacak. Dikine Değil. Ne Aşırı Uzun Nede Çok Kısa Olmamalı. Yani Altı Yedi Santim Uzunluğunda Olmalı. Parmakların Üstü Açık Olmamalı ve Parmak Üstündeki Tüyleri Ön Tırnakları Geçmemeli. Pençe Üzeri Kat Kat Paçalı ve Kaba Olmalı. Tırnaklar Çok Açık Sarı İle Kemik Beyazı Arası Bir Renkte Olmalı.
9-KUYRUK:
Kuyruk Fekleri Uzun ve Enli Olmalı Beyazları Orantılı Olmalı. Yani 4-6-8-10 Tel Beyaz Gibi Orantılı Olmalı. Tokalı Kuyruk Fekleri de Aynı Şekilde Orantılı Olmalı. Yani Bire Bir, İkiye İki, Üçe Üç, Dörde Dört Gibi. Kuyruk Tokaları Çok Kalın Olmamalı ve Rengi Parlak Çubuklarının Rengiyle Uyumlu Olmalı. Gri Kurşuni Boz Olmamalı. Toka Rengiyle Kuyruğun Rengi Tamamen Kesişmeli ve Bir Birine Bulaşmamalı Net ve Belirgin Olmalı. Tokanın Bitiminde Kuyruk Ucunda Yine Yarım Santim Kadar Krem Rengi Olmalı. Ve Bütün Kuyrak Yani Ak Kuyruk Kuşlarda Üç Tel Kapak Olmalı Çünkü Ak Kuyruk Kuşun En Büyük İşaretidir. Ve Kırılmamış Olmasının En Büyük İşaretlerinden Biridir. Ve Kapaklı Kuşun Altından Daha Fazla Ak Kuyruk Yavru Düşer.

MİSKİ: ÖZELLİKLERİ.

1-BOY YAPI:
Boyu Yapısı Oldukça İri Baz Fizikli Olmalı Omuzu Geniş Olmalı Beli Yani Kuyruk Üstü Geniş Olmalı ve Belinde Leke Toz Olmamalı. Kuyruk Yani Arkası Uzun Olmalı Küt Yani Kısa Olmamalı. Duruşu Dik Olmalı. Kanatlar Kuyruğun Üstünde Olmalı. Yani Kanat Düşürmemeli.
2-KAFA BOYUN:
İri Armut Kafa Olmalı. Kafa Göğüse Kadar Kesme Krem Parlak Renkte Olmalı Mat Olmamalı Kafa Üzerinde Gri Çizgiler Olmamalı Boyun Kalın Olmalı Ense Rengi Boyun Bitimine Kadar Krem Parlak Olmalı Mat Olmamalı ve Sarı Leke Toz Olmamalı.
3-GAGA:
Gagası Kemik Beyazı Bir Renkte Olmalı. Ucunda Çok Açık ve Çok Hafif Kahverengi Elif Zikir Olmalı. Çünkü Bu O Kuşun Miski Olduğunun İşaretidir. Ve Sırtındaki Pullardan Kaynaklanan Bir Özelliktir. Beyaz Kuştan Çıkmamış ki Miskinin Gagası Komple Beyaz Olsun. Ama Bu Elif Zikir Asla Siyah Olmamalı.
4-GÖZ:
Damarsız. Beyaz İle Çok Açık Mavi Arasında Bir Renkte (Kirli Beyaz) ve Cam Şeffaflığında Olmalı.
5-GÖĞÜS:
Boyun Bitiminden Kesme Aşağı Göğüs Bitimine Kadar Portakal Sarısı Olmalı. Kiremit Rengi Olmamalı. Dişilerin Erkeklere Nazaran Biraz Daha Az Olur Göğüs Sarılığı.
6-RENK KUMAŞ:
Gövde Tonu Parlak Krem Renginde Olmalı Mat Olmamalı. Kanat Üzerindeki Benekleri Tırnak Büyüklüğünde Olup Beneklerin Rengi Parlak ve Tatlı Kahve Rengi Olmalı. Benekler Gri, Kurşuni, Boz ve Silik Olmamalı. Beneklerin Dağılımı Omuz ve Çubuklar (Kalem) Arasında Orantılı Yani Eşit Dağılmış Olmalı. Sırtındaki Üçgeni Açık ve Temiz Olmalı. Kanatlarda Bozukluk Yani Beyaz Fek Olmamalı Kanat Uçları Çok Açık Kahverengiyle Limon Sarısı Karışımı Bir Renkte Olmalı. Ve Parlak Olmalı. Gri Kurşuni Boz Olmamalı. Kuyruk Beyazı ve Üç Tel Kapağın Haricinde Vücudunun Her Hangi Bir Yerinde En Ufak Bir Tel Beyaz Veya Gri, Boz Renginde Hiçbir Şekilde Tüy Bozukluk Olmamalı.
7-ÇUBUK (KALEM):
İnce Parlak Tatlı Kahverengi Olmalı. Gri Kurşuni Boz Olmamalı. Silik Olmamalı. Ve Yarım Hilal Şeklinde Olmalı. Kesik Eksik Bozuk Olmamalı.
8-AYAK:
Parmaklar Kalın Uzun Pençe İri Bilek Kalın ve Dolgun Paçalar Dirsekten Başlayıp Kılıç Paça Olacak. Yani Paça Uçları Yukarı Doğru Kıvrılmış Yarım Hilal Şekilde Olacak. Dikine Değil. Ne Aşırı Uzun Nede Çok Kısa Olmamalı. Yani Altı Yedi Santim Uzunluğunda Olmalı. Parmakların Üstü Açık Olmamalı ve Parmak Üstündeki Tüyleri Ön Tırnakları Geçmemeli. Pençe Üzeri Kat Kat Paçalı ve Kaba Olmalı. Tırnaklar Kemik Beyazı Renginde Olmalı.
9-KUYRUK:
Kuyruk Fekleri Uzun ve Enli Olmalı Beyazları Orantılı Olmalı. Yani 4-6-8-10 Tel Beyaz Gibi Orantılı Olmalı. Tokalı Kuyruk Fekleri de Aynı Şekilde Orantılı Olmalı. Yani Bire Bir, İkiye İki, Üçe Üç, Dörde Dört Gibi. Kuyruk Tokaları Çok Kalın Olmamalı ve Rengi Parlak Sırtındaki Beneklerle Uyumlu Olmalı. Gri Kurşuni Boz Olmamalı. Toka Rengiyle Kuyruğun Rengi Tamamen Kesişmeli ve Bir Birine Bulaşmamalı Net ve Belirgin Olmalı. Tokanın Bitiminde Kuyruk Ucunda Yine Yarım Santim Kadar Krem Rengi Olmalı. Ve Bütün Kuyrak Yani Ak Kuyruk Kuşlarda Üç Tel Kapak Olmalı Çünkü Ak Kuyruk Kuşun En Büyük İşaretidir. Ve Kırılmamış Olmasının En Büyük İşaretlerinden Biridir. Ve Kapaklı Kuşun Altından Daha Fazla Ak Kuyruk Yavru Düşer.

ÇAKMAKLI: ÖZELLİKLERİ.

1-BOY YAPI:
Boyu Yapısı Oldukça İri Baz Fizikli Olmalı Omuzu Geniş Olmalı Beli Yani Kuyruk Üstü Geniş Olmalı ve Belinde Leke Toz Olmamalı. Kuyruk Yani Arkası Uzun Olmalı Küt Yani Kısa Olmamalı. Duruşu Dik Olmalı. Kanatlar Kuyruğun Üstünde Olmalı. Yani Kanat Düşürmemeli.
2-KAFA BOYUN:
İri Armut Kafa Olmalı. Kafa Göğüse Kadar Kesme Parlak Gümüş Renkte Olmalı Mat Olmamalı. Boyun Kalın Olmalı Ense Rengi Boyun Bitimine Kadar Gümüş Parlak Olmalı Mat Olmamalı ve Ensede Morluk Olmamalı.
3-GAGA:
Gagası Siyah Olmalı.
4-GÖZ:
Damarsız. Beyaz İle Çok Açık Mavi Arasında Bir Renkte (Kirli Beyaz) ve Cam Şeffaflığında Olmalı.
5-GÖĞÜS:
Boyun Bitiminden Kesme Aşağı Göğüs Bitimine Kadar Çok Açık İspirto Renginde Olmalı. Ve İspirtoluğu Ne Kadar Açık Olursa O Kadar Makbul Olur. Yani Çok Koyu İspirto Veya Mor Olmamalı.
6-RENK KUMAŞ:
Gövde Tonu Parlak Havayi Mavi Renginde Olmalı Mat Olmamalı. Kanat Üzerindeki Benekleri Tırnak Büyüklüğünde Olup Beneklerin Rengi Parlak Koyu Lacivert Renginde Olmalı. Benekler Gri, Kurşuni, Boz ve Silik Olmamalı. Beneklerin Dağılımı Omuz ve Çubuklar (Kalem) Arasında Orantılı Yani Eşit Dağılmış Olmalı. Sırtındaki Üçgeni Açık ve Temiz Olmalı. Kanatlarda Bozukluk Yani Beyaz Fek Olmamalı. Kuyruk Beyazı ve Üç Tel Kapağın Haricinde Vücudunun Her Hangi Bir Yerinde En Ufak Bir Tel Beyaz Veya Gri, Boz Renginde Hiçbir Şekilde Tüy Bozukluk Olmamalı.
7-ÇUBUK (KALEM):
İnce Parlak Sırtındaki Beneklerle Uyumlu Aynı Renkte Olmalı. Yani Koyu Lacivert Renginde Olmalı. Silik Olmamalı. Gri Kurşuni Boz Olmamalı. Ve Yarım Hilal Şeklinde Olmalı. Kesik Eksik Bozuk Olmamalı.
8-AYAK:
Parmaklar Kalın Uzun Pençe İri Bilek Kalın ve Dolgun Paçalar Dirsekten Başlayıp Kılıç Paça Olacak. Yani Paça Uçları Yukarı Doğru Kıvrılmış Yarım Hilal Şekilde Olacak. Dikine Değil. Ne Aşırı Uzun Nede Çok Kısa Olmamalı. Yani Altı Yedi Santim Uzunluğunda Olmalı. Parmakların Üstü Açık Olmamalı ve Parmak Üstündeki Tüyleri Ön Tırnakları Geçmemeli. Pençe Üzeri Kat Kat Paçalı ve Kaba Olmalı. Tırnaklar Siyah Renginde Olmalı.
9-KUYRUK:
Kuyruk Fekleri Uzun ve Enli Olmalı Beyazları Orantılı Olmalı. Yani 4-6-8-10 Tel Beyaz Gibi Orantılı Olmalı. Tokalı Kuyruk Fekleri de Aynı Şekilde Orantılı Olmalı. Yani Bire Bir, İkiye İki, Üçe Üç, Dörde Dört Gibi. Kuyruk Tokaları Çok Kalın Olmamalı ve Rengi Parlak Sırtındaki Beneklerle Uyumlu Olmalı. Toka Rengiyle Kuyruğun Rengi Tamamen Kesişmeli ve Bir Birine Bulaşmamalı Net ve Belirgin Olmalı. Tokanın Bitiminde Kuyruk Ucunda Yine Yarım Santim Kadar Havayi Mavi Rengi Olmalı. Ve Bütün Kuyrak Yani Ak Kuyruk Kuşlarda Üç Tel Kapak Olmalı Çünkü Ak Kuyruk Kuşun En Büyük İşaretidir. Ve Kırılmamış Olmasının En Büyük İşaretlerinden Biridir. Ve Kapaklı Kuşun Altından Daha Fazla Ak Kuyruk Yavru Düşer.

GÖK:(MAVİ) ÖZELLİKLERİ.

1-BOY YAPI:
Boyu Yapısı Oldukça İri Baz Fizikli Olmalı Omuzu Geniş Olmalı Beli Yani Kuyruk Üstü Geniş Olmalı ve Belinde Leke Toz Olmamalı. Kuyruk Yani Arkası Uzun Olmalı Küt Yani Kısa Olmamalı. Duruşu Dik Olmalı. Kanatlar Kuyruğun Üstünde Olmalı. Yani Kanat Düşürmemeli.
2-KAFA BOYUN:
İri Armut Kafa Olmalı. Kafa Göğüse Kadar Kesme Parlak Açık Gümüş Renkte Olmalı Mat Olmamalı. Boyun Kalın Olmalı Ense Rengi Boyun Bitimine Kadar Açık Gümüş Parlak Olmalı Mat Olmamalı ve Ensede Morluk Olmamalı.
3-GAGA:
Gagası Siyah Olmalı.
4-GÖZ:
Damarsız. Beyaz İle Çok Açık Mavi Arasında Bir Renkte (Kirli Beyaz) ve Cam Şeffaflığında Olmalı.
5-GÖĞÜS:
Boyun Bitiminden Kesme Aşağı Göğüs Bitimine Kadar Çok Açık İspirto Renginde Olmalı. Ve İspirtoluğu Ne Kadar Açık Olursa O Kadar Makbul Olur. Yani Çok Koyu İspirto Veya Mor Olmamalı.
6-RENK KUMAŞ:
Gövde Tonu Parlak Açık Havayi Mavi Renginde Olmalı Mat Olmamalı. Kanatlarda Bozukluk Yani Beyaz Fek Olmamalı. Kuyruk Beyazı ve Üç Tel Kapağın Haricinde Vücudunun Her Hangi Bir Yerinde En Ufak Bir Tel Beyaz Veya Gri, Boz Renginde Hiçbir Şekilde Tüy Bozukluk Olmamalı.
7-ÇUBUK (KALEM):
İnce Parlak Koyu Lacivert Renginde Olmalı. Silik Olmamalı. Gri Kurşuni Boz Olmamalı. Ve Yarım Hilal Şeklinde Olmalı. Kesik Eksik Bozuk Olmamalı.
8-AYAK:
Parmaklar Kalın Uzun Pençe İri Bilek Kalın ve Dolgun Paçalar Dirsekten Başlayıp Kılıç Paça Olacak. Yani Paça Uçları Yukarı Doğru Kıvrılmış Yarım Hilal Şekilde Olacak. Dikine Değil. Ne Aşırı Uzun Nede Çok Kısa Olmamalı. Yani Altı Yedi Santim Uzunluğunda Olmalı. Parmakların Üstü Açık Olmamalı ve Parmak Üstündeki Tüyleri Ön Tırnakları Geçmemeli. Pençe Üzeri Kat Kat Paçalı ve Kaba Olmalı. Tırnaklar Siyah Renginde Olmalı.
9-KUYRUK:
Kuyruk Fekleri Uzun ve Enli Olmalı Beyazları Orantılı Olmalı. Yani 4-6-8-10 Tel Beyaz Gibi Orantılı Olmalı. Tokalı Kuyruk Fekleri de Aynı Şekilde Orantılı Olmalı. Yani Bire Bir, İkiye İki, Üçe Üç, Dörde Dört Gibi. Kuyruk Tokaları Çok Kalın Olmamalı ve Rengi Parlak Çubuklarıyla Uyumlu Olmalı. Toka Rengiyle Kuyruğun Rengi Tamamen Kesişmeli ve Bir Birine Bulaşmamalı Net ve Belirgin Olmalı. Tokanın Bitiminde Kuyruk Ucunda Yine Yarım Santim Kadar Havayi Mavi Rengi Olmalı. Ve Bütün Kuyrak Yani Ak Kuyruk Kuşlarda Üç Tel Kapak Olmalı Çünkü Ak Kuyruk Kuşun En Büyük İşaretidir. Ve Kırılmamış Olmasının En Büyük İşaretlerinden Biridir. Ve Kapaklı Kuşun Altından Daha Fazla Ak Kuyruk Yavru Düşer.

ARAP AYNAKUYRUK: ÖZELLİKLERİ.

1-BOY YAPI:
Şebab Araplar Her Ne Kadar Diğer Şebab Kürenk, Miski, Çakmaklı ve Gök’ler Kadar İri Olmasalar Bile Ama Yinede Diğer Irk Araplara Göre Boyu Yapısı İri Baz Fizikli Olmalı. Neden Çünkü Bütün Şebab Kuşlarının Birinci Şartı Yani En Önemli Özelliği Fizik ve Ayak Yapısıdır. Omuzu Geniş Olmalı Beli Yani Kuyruk Üstü Geniş Olmalı. Kuyruk Yani Arkası Uzun Olmalı Küt Yani Kısa Olmamalı. Duruşu Dik Olmalı. Kanatlar Kuyruğun Üstünde Olmalı. Yani Kanat Düşürmemeli.
2-KAFA BOYUN:
İri Armut Kafa Olmalı. Kafa Göğüs Altına Kadar Parlak Koyu Siyah ve Tüylerin Uçlarında Mavi, Yeşil ve Mor Renkte Yaldızımsı Parlamalar Olmalı. Mat Olmamalı. Boyun Kalın Olmalı Ense Rengi Boyun Bitimine Kadar Yine Parlak Koyu Siyah ve Tüylerin Uçlarında Mavi, Yeşil ve Mor Renkte Yaldızımsı Parlamalar Olmalı. Parlak Olmalı Mat Olmamalı.
3-GAGA:
Gagası Kemik Beyazı Renginde Olmalı. Gaga Ucunda Çok Aşırı Olmamak Kaydıyla Siyah Elifi Zikirli Olmalı.
4-GÖZ:
Damarsız. Cam Şeffaflığında Parlak ve Oldukça Beyaz Olmalı Göz Bebeği Toplu İğne Başının Büyüklüğünde Olmalı. Göz Kapaklarının Etrafı Üç Dört Milim Genişliğinde Tüysüz Olmalı ve o Tüysüz Bölge Oldukça Beyaz Olmalı. Yani Beyaz Bir Halka Şeklinde Olmalı Göz Kapaklarının Etrafı.
5-GÖĞÜS:
Parlak Koyu Siyah ve Tüylerin Uçlarında Mavi, Yeşil ve Mor Renkte Yaldızımsı Parlamalar Olmalı. Mat Olmamalı.
6-RENK KUMAŞ:
Parlak Koyu Siyah Olmalı. Mat Olmamalı. Kuyruk Beyazı ve Üç Tel Kapağın Haricinde Vücudunun Her Hangi Bir Yerinde En Ufak Bir Tel Beyaz Veya Gri, Boz Renginde Hiçbir Şekilde Tüy Bozukluk Olmamalı.
7-ÇUBUK (KALEM):
Aranmaz.
8-AYAK:
Parmaklar Kalın Uzun Pençe İri Bilek Kalın ve Dolgun Paçalar Dirsekten Başlayıp Kılıç Paça Olacak. Yani Paça Uçları Yukarı Doğru Kıvrılmış Yarım Hilal Şekilde Olacak. Dikine Değil. Ne Aşırı Uzun Nede Çok Kısa Olmamalı. Yani Altı Yedi Santim Uzunluğunda Olmalı. Parmakların Üstü Açık Olmamalı ve Parmak Üstündeki Tüyleri Ön Tırnakları Geçmemeli. Pençe Üzeri Kat Kat Paçalı ve Kaba Olmalı. Tırnaklar Uzun Çengel Şeklinde Kıvrılmış Siyah Renginde Olmalı.
9-KUYRUK:
Kuyruk Fekleri Uzun ve Enli Olmalı Beyazları Orantılı Olmalı. Yani 2-4-6 Tel Beyaz Gibi Orantılı Olmalı. Siyah Kuyruk Fekleri de Aynı Şekilde Orantılı Olmalı. Yani Beşe Beş, Dörde Dört, Üçe Üç Gibi. En Makbul Kuyruk Şekli Dörde Dört Ortada Dört Tel Beyaz Olan Kuyruk Şeklidir. Ve Bütün Kuyrak Yani Ak Kuyruk Kuşlarda Üç Tel Kapak Olmalı Çünkü Ak Kuyruk Kuşun En Büyük İşaretidir. Ve Kırılmamış Olmasının En Büyük İşaretlerinden Biridir. Ve Kapaklı Kuşun Altından Daha Fazla Ak Kuyruk Yavru Düşer.

SON SÖZ
Sayın Güvercin Seven Dostlar Yıllardır Çeşitli Şebab Güvercini Festivallerinde ve Forum Sayfalarında Çeşitli Şekillerde Bizlerin Karşısına Şebab Güvercini Özellikleri Diye Bir Sürü Yazılar Çıkardılar. Ve Her Nedense Her Seferinde Bu Özellikler Değişik Şekillerde Karşımıza Çıkmıştır. Bu Yazıların Çoğu Günün Şartlarına ve Ellerindeki Kuşların Özelliğine Göre Tayin Edilmiş Alakasız ve Bilinçsiz Yazılardı. Şimdide Yeni Bir Deyim Ortaya Attılar Kuşta Orantı Olmalı Ne Demek İstiyorlar. Yani Ellerinde Fizikli Kuş Kalmadığı İçin. Kuşlarını Hep İç İçe Koyarak ve Kuşları Bilinçsizce Kırarak Bu Hale Getirdiler. Ve Baktılar Kuşları Ufaldıkça Ufaldı Bu Sefer Orantı Masalı Ortaya Attılar. Hâlbuki Şebab Kuşunu Şebab Yapan Birinci Şart Fizik Yapısı Yani İrilik ve Ayak Yapısıdır. Tabiki Bir Kuşta Renk Kumaş Ağız Göz ve Diğer Özellikleri de Olmalıdır Ama Şebab Kuşun Olmazsa Olmaz Denilen En Önemli Özelliği Fizik ve Ayak Yapısıdır. Bazı Arkadaşlarımız Şikâyet Ediyorlar Niye Bir Bilen Bu İşlere Müdahale Etmiyor Diye. Bizde Kalkıp Bu Forum Sayfalarında Bu Şebab Kuşlarıyla İlgili Yanlış Bilinen Bir Şeyi Düzeltmeye Kalktığımız Zaman Bu Kandırılmış Veya Kandıran Kişilerin Çeşitli Saygısızlıklarına Maruz Kaldık. Ama O Forum Sayfalarında Bize Saygısızlık Yapan Kişileri İsterdik Bir Toplumun Önünde Yüz Yüze Bunları Görüşelim ve Bakalım Haklı Haksız Kim O Zaman Ortaya Çıkardı. Biz Bu İşin Rantı Peşinde Değiliz ve Ekmeğimizi Bu Güvercinler Sayesinde Kazanmıyoruz ki İnsanları Kandıralım. Birde Bizim Kitabımızda İnsanları Kandırmaya Yer Yoktur. Biz Adımız Gibi Doğru Olduğunu Bilmediğimiz Hiçbir Şeyi Konuşmayız Çünkü Bilinçsizce Söylenen Bir Lafın Altında Ezilmenin Anlamını da Biliriz. Yani Çok İyi Bilmediğimiz Bir Şeyi Laf Olsun Diye Konuşmayız. Yani Arkadaşlar Ben Şebab Güvercin Meraklısıyım ve Kendi Zevkim İçin Bu Güvercinleri Beslemekteyim Güvercinlerimiz Çoğaldığı Zaman Elbette Fazlasını Satarız. Ama Kendi Beğendiğim Kuşuda Benden Satın Alacak Parayı Daha Matbaalar Basmamıştır. Yani Bunun Anlamı Biz Eğer Bu İşin Rantı Peşinde Olsaydık Elbette Her Şeyin Bir Değeri Olduğu Gibi Bizim O Beğendiğimiz Güvercininde Bir Değeri Vardır ve Değerini Bulduğu Zaman O güvercinimizi Satardık Ama Bizim Sevgimizin Bir Fiyatı Yoktur ve Olamaz. Ve Biz Bu Güvercinlere 1974 Yılından Bu Güne Kadar Emek Vermişizdir Kendi Çapımızda. Ayrıca Sadece Kuşun Özelliğini Bilmekle Kuşçuluk Olmuyor. Birde Kuşu İşlemesini Bilmek Lazım. Sakın Bu İşlemek Meselesini Kuşu Kırmayla Karıştırmayın. İşte Asıl Usta Kişi Kuşu İşlemesini Bilen Kişidir. Yukarda Şebab Güvercinleri Hakkında Yazılan Özellikler Ustalarımızdan Öğrendiğimiz Gerçek Özelliklerdir. Bu Ustalarımızın Her Biride Elli Altmış Yılını Vermiştir Bu Kuşlara ve O Ustalarımızda Bizlere Ustalarından Öğrendiklerini Anlatmıştır. Ve Hepside Allah’ın Rahmetine Kavuşmuştur Allah Onlara Rahmet Etsin ve Allah Onlardan Razı Olsun. Ben Bu Yazıyı Yazdığım 22 Ocak 2009 Tarihinde Benim Elimde Bir Tek Bile ne Arap ne Çakmaklı nede Gök Vardır. Sadece Kürenk ve Miskilerim Vardır. Yani Başkalarının Yaptığı Gibi Elimizdeki Kuşa Göre Özellik Uydurmadık. Bu Dediğimin Ne Anlama Geldiğini Aklı En KIT İnsan Bile Analar. Şimdi Öğrenmek İsteyen Okur Kabul Eder İsteyen Etmez. Kimse Kimsenin Fikrine Düşüncesine Gem Vuramaz. Ve Kimse Kimsenin Öğrenme Hakkına Müdahale Edemez. Emeğe Saygılı Olmak Gerekir.
SAYGILARIMLA.
22 OCAK 2009
URFALI MEHMET.

71203167

Popularity: 1% [?]

Üretimde güvercin yumurtası saklama teknikleri

29 Eylül 2009 Yazan Supervisor

Üretimde güvercin yumurtası saklama teknikleri

Sevgili arkadaşlar bir çoğumuzun en büyük sorunlarından biri üretim zamanında güvercinlerimizden yavru alamamaktır. Bazı kuşlarımızın yumurtada oturmaması veya iyi bakmaması bu soruna en büyük sebep diyebiliriz. Bu yüzden bir çoğumuz bakıcı kuşlara yöneliriz ve genelde bakıcı kuşlarımızı iyi yavru bakan kuşlardan seçeriz. Doğal olarak bu yöntemide uyguladığımızda karşımıza yumurta günlerini denk getirememe sorunu çıkmaktadır. Bu sorunuda en iyi yöntemle yani yeni olmuş yumurtaları muhafaza ederek çözebiliriz.

Nasıl muhafaza ederiz?

Öncelikle söylenmesi gereken birkaç önemli nokta var. Yumurta yapmış kuşun altından yumurtalarını hemen almanız gerekmektedir. Anne ve babasının oturmamasını sağlamanız gerekmektedir. Oturursa o yumurtanın çıkmama oranı yüksek olmaktadır bu yüzden ilk yumurtayı bıraktığı zaman oturmadan altından alıp altına bir boş yumurta veya yapay yumurta varsa elinizde bakıcı kuşlarınızın yumurtasınıda koyabilirsiniz. Tabi 2 gün sonra diğer yumurtayı yapınca onuda aynı şekilde altından almanız gerekmektedir ve yine başka bir yumurta koymanız gerekmektedir. Kuşun altından aldığınız yumurtaları bir yerde müdafa edebilirsiniz. Yalnız müdafa süreniz 7 gün ile 10 gün en geç 12 gün içinde bakıcıların altına konulması gerekmektedir. Daha uzun süre müdafa edeceğiniz yumurta çıkmaya bilir bunuda unutmayınız. ( Müdafa  şekillerini aşağıda belirteceğim. ) Ayrıca altından yumurtasını alıp yerine boş yumurta koyduğunuz kuşunuzun altından koyduğunuz boş yumurtayı 1 hafta boyunca almamanızda fayda vardır çünkü altından aldığınız ve yerine başka yumurta koyup bir müddet oturtmazsanız dişi kuşta yumurtadan kesilme gibi bir durum söz konusu olabilmektedir. Bununda en büyük nedeni ise erkek kuşun yumurta görmediği zaman dişi kuşla tekrar ve çabucak eş tutma yüzündendir diğer yumurta etkisinden kurtulamadan tekrar eş tutup yumurta yapması bu işlemi sürekli gerçekleştirmesi bir müddet sonra dişiyi yoracaktır sorunlar çıkacaktır bilmenizi isterim.

Muhafaza şekilleri; Yumurtalarınızı kinder sürpriz yumurtası ( bakkal marketlerde var ) içerisinde çıkan sarı kutu içerisinde saklayabilirsiniz ama küçük kuşların yumurtası için en mantıklısıdr iri kuşun yumurtası sığmaz sığsa bile çıkarırken veya koyarken kırılabilirsiniz.

Ayrıca danone yoğurt kutularının içindede saklayabilirsiniz buna büyük ve küçük yumurtalarda girebilir boyutları yeterlidir. İsterseniz bu iki yöntemdede pamuk veya selpak kullanabilirsiniz. Yumurtaları koruma amaçlı sarabilirsiniz.

Bir diğer yöntemde marketlerden aldığımız tavuk yumurta koli kutuları bunlarında içerisinde saklayabilirsiniz kırılma riski yoktur tek tek tavuk yumurtası şeklinde yerleştirerek muhafaza edebilirsiniz.

Birde bir kap içerisinde saklayabilirsiniz bu yöntem genelde fazla yumurta elinizde varsa tercih edebilirsiniz bu yöntemde genelde ya komple pamuğa sarabilirsiniz veya soba, mangal külünde saklayabilirsiniz. Bu yöntemde kap altına pamuk veya kül serilir sonra yumurtalar koyulur sonra üstü tercih edilenle kapatılır saklama süresi aynıdır.

Yazan: Fehmi Ateş

Güvercinurfa arşiv yazarı

hünkari

hünkari

Popularity: 1% [?]

UÇURDUĞUMUZ GÜVERCİN YA GERİ DÖNMEZSE ?

12 Ağustos 2009 Yazan Supervisor

n1212595787_320505_6722

Güvercin yetiştirenler için bu işin en önemli yanı kuşlarının uçuş performansıdır. Kendi kuşları ile özdeşleşmiş bir çok kuşçu tanıyorum. Kuşları ile birlikte aynı kümeste yattığı için gazetelere haber olanların yanı sıra, bir çift güvercin için ufak çaplı servet ödeyenler hiç de az değil. Kısa sürede bir yaşam biçimine dönüşen bu tutku, zamanla hep daha iyi kuşlara sahip olabilmek uğruna verilen uzun bir uğraş haline geliyor. Peki bu derece değer verdiğiniz güvercininizin uçurduğunuzda yuvasına geri gelemeyeceğini bilseydiniz ne yapardınız? Bu konuda en ufak bir şüpheniz olsaydı kuşunuzu uçurur muydunuz? Sanırım böyle bir şey olsaydı kimse güvercin uçurmaz hatta beslemezdi. Güvercin belki de bir kafes kuşu olarak alınıp satılır, kuş satın alınacağı zaman sadece renksel ve şekilsel bazı özelliklere bakılır, uçuş performansı gibi bir kavram hiç olmazdı. Bu aslında bildiğimiz anlamda güvercin yetiştiriciliğinin de sanırım sonu olurdu. Neyse ki, bütün güvercin yetiştiricileri uçurdukları kuşlarının yuvalarına geri döneceğinden adları gibi emindirler. Bazen çeşitli nedenlerle istisnai bazı durumlar yaşansa bile, bir güvercin uçtuktan sonra mutlaka yuvasına geri dönmektedir. Evcil güvercinlerle ilk tanıştığım ortaokul yıllarımda beni ilk etkileyen özellik, uçurduğum kuşların yuvalarına geri dönmeleri olmuştu. Uzunca bir süre neden kaçıp gitmediklerine ya da kaybolmadıklarına hayret etmiştim. Güvercinlerim gökyüzünde nokta gibi gözüküyor ve sonra da onları gözle göremez oluyordum. Eminim o yükseklikten bütün Ankara’yı ve çevresini çok rahat bir şekilde görebiliyorlardı. Daha sonra alçalıyor ve benim balkonumu bulup yuvalarına geri gelmeyi becerebiliyorlardı. Gerçekten de hayret vericiydi.

GÜVERCİNLER YÖNLERİNİ NASIL BULUYORLAR ?

Güvercini diğer bir çok canlıdan ayıran en önemli özellik, kanımca yuvasına ve eşine olan bağlılığı ile çok gelişmiş olan yön bulma yeteneğidir. Acaba güvercinler bu özelliklerini neye borçlular? Nasıl olup da şaşmaz bir şekilde yönlerini bulabiliyorlar? Bu konuda çeşitli görüşler ileri sürülmüştür. Bir çok bilim insanı bu konuda araştırmalar ve deneyler yapmıştır. İlk önceleri, kuşların yer şekillerini, binaları vb noktaları akıllarında tuttukları ve yönlerini bunlara göre belirledikleri düşünülmekteydi. Yapılan bazı deneyler bu düşüncenin yanlış olduğunu ortaya çıkarttı. Güvercinlerin gözlerine etrafı görmelerini engelleyen lensler takılarak yapılan bir deneyde, kuşlar bir tür kör edildiler. Daha sonra yuvalarından oldukça uzağa götürülüp uçuruldular. Bu durumda bile güvercinlerin bir çoğunun yuvalarına geri geldiği gözlendi. Bunun üzerine daha farklı varsayımlar üzerinde durulmaya başlandı. Aslında kuşların güneş ve yıldızlara bakarak yön belirledikleri görüşü uzun bir zamandır araştırılmaktaydı. Bu konuda yapılan bazı deneyler bu görüşü destekler doğrultudaydı. Özellikle posta güvercinleri ile çeşitli deneyler yürütülüyordu. Bu kuşların uzun yolları kat edip geri gelmeleri üzerinde duran bilim insanları kuşların güneşe göre yön belirlediklerini saptadılar.

GÜNEŞE VE YILDIZLARA GÖRE YÖN BULMA

Bu konuda ilk kez ortaya görüş süren Alman kuş bilimci (ornitolog) Kramer olmuştur. Gündüzleri göç eden kuşlardan olan bir sığırcık (Sturnus vulgaris) ile yaptığı bir deneyde, sığırcığı etrafını aynalar ile kapattığı bir deney kafesine koymuştur. Aynalar öyle bir konumda yerleştirilmişlerdir ki kuş güneşten başka bir şey görememektedir. Kramer aynaların konumu ile oynayabilmektedir. Böylece aynaların konumunu değiştirerek güneşin durumunu istediği gibi değiştirebiliyordu. Aynaları her oynayışında sığırcığın güneşe göre aynı konumunu koruyabilmek için aynanın oynatıldığı ölçüde sürekli yer değiştirdiğini fark etti. Bunun üzerine aynı deneyi farklı bir biçimde tekrarladı. Bu sefer kuş, kapalı bir ortamda güneşi görmeksizin aynı deneye tabi tutuldu. Bu deney sonrası kuş yön duygusunu tamamen yitirdi. Yaptığı benzer deneyler sonucu Kramer, kuşların güneşin kendi yörüngesi üzerindeki hareketini fark ettiklerini, buna bağlı olarak konumlarını belirleyebildikleri sonucuna vardı. Özellikle gece de göçlerini sürdüren bazı kuş türleri üzerinde yapılan araştırmalar ise, bu kuşların yönlerini yıldızlara bakarak saptayabildiklerini ortaya çıkarttı. Ancak burada kuşlar eski gemiciler gibi kutup yıldızına bakıp ya da herhangi bir yıldıza bakıp yön belirlemiyorlar, gökyüzünün genel konumuna göre yön tayin ediyorlardı. Sarıasma (Oriolus oriolus) kuşları, yapay bir ortamda sonbahar gökyüzü görünümü altında yetiştirilmişlerdir. Bu kuşların sonradan yapılan deneylerde bu yapay gökyüzüne göre yönlerini bulabildikleri saptanmıştır.

GÜVERCİNLER DÜNYANIN MANYETİK ALANINI KULLANIYOR

Yukarıda anlatılanlara benzer şekilde yapılan bir çok deney, kuşların gökyüzüne bakarak güneş ve yıldızların konumuna göre yön saptayabildiklerini göstermiştir. Ancak gözleri lensle kapatılan güvercinlerin de yönlerini bulabilmiş olması veya gece göç eden kuşların kapalı havalarda yönlerini şaşırmamış olmaları gibi durumlar kuşların farklı bir yön bulma mekanizmasını da kullandıklarını göstermektedir. Peki bu mekanizma ne olabilir? Yapılan araştırmalar, dünyanın manyetik alanının kuşlar tarafından yön bulmak amacı ile kullanıldığını ortaya çıkartmıştır. Kuşlar yer kürenin manyetik alanından yararlanarak yön bulma yetisi geliştirmişlerdir. Kuşların bir çoğu Manyereseptör adı verilen manyetik alan algılayıcı bir sisteme sahiptirler. Bu sistem sayesinde kuşlar göç sırasında ya da uçurulduklarında dünyanın değişen manyetik alanını hissederek yönlerini belirleyebilmektedirler. Deneyler, göçmen kuşların manyetik alandaki %2’lik bir değişimi bile algıladıklarını göstermiştir. Özetle kuşların içinde bir tür pusula bulunmaktadır. Hayvanların yön bulmada dünyanın manyetik alanını kullandıkları görüşü, ilk kez Rus doğa bilimci Middendrof tarafından ortaya atılmıştır. Dünyadaki manyetik alan, yer kürenin çekirdeğinde erimiş halde bulunan ve hareketli olan demirden kaynaklanmaktadır. Bu manyetik alan, yer kürenin içinden, okyanuslardan ve atmosferden geçerek bir kutuptan diğerine ulaşan oval biçimli akış çizgileri şeklindedir. Bu aynı bir mıknatısın kutupları arasına demir tozları serpiştirildiğinde oluşan çizgilere benzemektedir. Gözle görünmeyen ancak varlığı deneylerle saptanabilen bu manyetik alandan esinlenerek, yön bulmaya yarayan pusula dediğimiz aletler icat edilmiştir. Pusulanın ibresi hep bu manyetik alan çizgilerine paralel konumda durur ve dolayısıyla bize hep kutupları işaret eder. Bizler ancak bir pusula yardımı ile bu doğrultuları saptayabilirken acaba kuşlar bunu nasıl becermektedirler ? Kuşların iç pusulası nasıl çalışmaktadır.?

KUŞLARIN İÇ PUSULASI

Kuşların Manyereseptör (manyetik alan algılayıcı) bir sisteme sahip olduğunun düşünülmesi üzerine, bu konuda araştırmalar yoğunlaştı. Bu varsayımı doğrulamak için iki Amerikalı araştırmacı olan Walcot ve Keeton çeşitli deneyler yaptılar. Uzaklardan uçurulduklarında yönlerini kolaylıkla bulabilen bir dizi güvercin üzerinde yürütülen bu deneylerde, ilk olarak güvercinlerin üzerine küçük bir mıknatıs bağlandı. Bu şartlarda uzaktan bırakılan güvercinlerin yönlerini tamamen şaşırdıkları gözlendi. Kuşlara bağlanan mıknatısın kuşların iç pusulası üzerinde saptırıcı etki yaptığının saptanması, aynı zamanda böyle bir sistemin varlığını da kanıtlamaktaydı. Bu olayın belirlenmesi üzerine bu doğrultudaki araştırmalar hız kazandı. Bugün, jeomanyetik alandaki değişmelerin, güneşteki patlamalar ve bazı değişikliklerin yeryüzündeki biyolojik sistemleri olumsuz etkilediğini bilmekteyiz. Jeomanyetik fırtınaya yakalanan bazı güvercinlerin yönlerini şaşırdıkları gözlenmiştir. Bu tür değişimlerin özellikle göçmen kuşların göç yollarını şaşırmasından, balinaların karaya vurmasına kadar bir çok değişime yol açtığı bilinmektedir.

MANYERESEPTÖR NASIL ÇALIŞMAKTADIR ?

Yeryüzündeki manyetik akım çizgileri, jeomanyetik ekvatorda yatay durumdayken, kuzeye ve güneye doğru gidildikçe daha dik açılarla kesişir konuma gelir. Alanın şiddeti kutuplara yaklaşıldıkça artar. Ekvatorda ise daha zayıftır. Dünyada yaşayan bazı canlıların bu alanın şiddetini ve eğim açısını saptayabilen Manyereseptör adı verilen alıcılara sahip olduğu deneylerle belirlenmiştir. Bu alıcılara sahip canlıların bu sistemi yer küre üzerinde alan bulmakta kullandıkları saptanmıştır. Bu tür alıcılara sahip olan canlılar arasında bazı mikroorganizmalar, kuşlar, balinalar, bazı balıklar bulunmaktadır. Bir tür iç pusula olarak adlandırabileceğimiz bu sistem, güvercinlerde sinir sistemine yuvalanmış küçük manyetik mineral birikimleri ile sağlanmaktadır. Güvercinlerin kafatasları ile beyinleri arasında bulunan bu ferromanyetik tanecikler, yerin manyetik alanına karşı duyarlı birimlerdir. Pusulanın ibresi gibi düşünebileceğimiz bu mineral tanecikleri, yeryüzünün manyetik alanındaki değişimlerden etkilenmekte ve ilişikte bulundukları sinir hücrelerinde bir implus (uyarı) meydana getirmektedirler. Bu impluslar sinir sistemi aracılığı ile beyine iletilmekte ve güvercin gerekli hareketleri gerçekleştirmektedir. Amerikalı araştırmacılar olan Walcot ve Keeton bu konuda yaptıkları bir deneyde, her tarafı kapalı bir kafes içine koydukları saka kuşunu (Carduelis carduelis) Helmholtz bobini olarak adlandırılan manyetik alan yaratıcı bir sistemin merkezine yerleştirdiler. Bu sistem sayesinde manyetik alanın yoğunluğunu değiştirmeksizin alanın yönünü değiştirmek olanaklıydı. Alanın yönünü sürekli değiştirerek saka kuşunun davranışlarını gözlediler. Saka kuşu manyetik alanın yönü her değiştirildiğinde kendini yeni yöne göre ayarlıyordu. Bütün bu araştırmalar kuşların manyetik alandan yararlandığını ortaya koymaktadır.

SİSTEMİN YANILGI NOKTALARI

Bu sistem çok mükemmel gibi görünse de bazen yanılmaktadır. Özellikle manyetik alanı algılayamayacak şekilde uzaktan bırakılma, “lokal manyetik anormaller” olarak adlandırabileceğimiz demir yatakları, madenler, jeomanyetik alandaki değişime neden olan olaylar, fırtınalar hatta güneşteki patlamalar bile sistemin aksamasına neden olabilmektedir. Neyse ki, kuşlar sadece bu sistemden yararlanarak yön belirlememektedirler. Aslında kuşlar yön bulmakta güneş ve yıldızların konumlarını da kullanmaktadırlar. Bu nedenle esasen iki tane iç pusuladan bahsetmek belki de daha doğru olacaktır. Yeryüzünün manyetik alanının yön belirlemede kullanılmasını sağlayan bu sistem göçmen kuşların tümünde hatta bütün kuşlarda varmış gibi görünmektedir. Ancak her kuşun bu sistemi kullanma şekli farklıdır. Her iki sistemin (pusulanın) birbiri ile çeliştiği durumlarla da karşılaşılmaktadır. Hangi pusulanın kullanılacağı kuş türüne ve göç yollarına göre değişmektedir. Düzenli olarak yükseklerde uçan kuşlarda yıldız sistemi daha öncelikli kullanıldığı sanılmakla birlikte, çelişkili durumlarda manyetik pusulanın ön planda geçtiği düşünülmektedir. Bu konuda Bozötleğen (Sylvia borin) kuşlarının yavruları ile yapılan bir deneyde, kuşlar aynı yapay yıldız görüntülerinin bulunduğu iki farklı ortamda yetiştirilmişlerdir. Ortamlardan birinde manyetik alan bulunmakta, diğerinde ise bulunmamaktadır. Büyüyen kuşlar daha sonra doğaya salıverilmişlerdir. Manyetik alan bulunan ortamda yetiştirilenler doğru yöne yönelirlerken, manyetik alan bulunmayan ortamda yetiştirilenler yanlış yöne yönelmişlerdir. Deney sonuçları kuşların çelişkiye düştükleri durumlarda manyetik bilginin, yıldızlardan gelen bilginin önüne geçtiğini göstermektedir. . Ancak son yıllarda bu konuda yepyeni teoriler ortaya atılmıştır. Posta güvercinleri ile yapılan deneyler, bu güvercinlerin yukarıda aktardığımız sistemlerin yanı sıra farklı bazı sistemleri daha kullandıklarını ortaya koymaktadır.

KOKU TEORİSİ

1947 yılında geliştirilen manyetik alan varsayımı uzun yıllar genel kabul görmüştür. Ancak son dönemde bu konuda yeni bir varsayım daha ortaya atılmıştır. Bu varsayıma göre güvercinler, koku duyguları sayesinde hedeflerine ulaşabilmektedirler. Koku varsayımı ilk kez 1972 yılında F. Papi tarafından ileri sürülmüş ve 1980 yılında Almanya’da Hans Wallraff tarafından hafifçe değiştirilerek son halini almıştır. Bu varsayıma göre her coğrafi bölgenin uçucu maddelerden oluşan kendine özgü bir kokusu vardır. Yapılan araştırmalar güvercinlerin yön bulmasına yarayan kokuların havada aeresol halinde değil, molekül halinde bulunduklarını ortaya çıkartmıştır. Posta güvercinlerinin bu kokuları tek tek tanıdıkları düşünülmektedir. Bu güvercinlerin yavrularının bile farklı yönden esen rüzgarların, farklı kokular taşıdığını daha uçmaya başlamadan öğrendiği ve yaşadığı bölgenin bir koku haritasını çıkarttığı kabul edilmektedir. Uçmaya başladıktan sonra ise, farklı bölgelerin kokularının bu haritaya ilave edilerek haritanın geliştirildiği varsayılmaktadır. Bu konuda bir çok deney yapılmakta ve varsayım desteklenmeye çalışılmaktadır. Özellikle koku alma duyuları geçici olarak köreltilen güvercinlerin tanımadıkları bir bölgeden geri dönemedikleri gözlenmiştir. Ancak bölgeyi önceden tanıyorlarsa geri gelebilmektedirler. Bugün koku varsayımı genel olarak kabul edilen bir görüş durumundadır. Ancak diğer yön bulma yetileri ile birlikte ve duruma göre kullanıldığı düşünülmektedir. Bu konudaki çalışmalar ve araştırmalar devam etmektedir.

Yazan: Yavuz İşçen

Popularity: 13% [?]

 
 
23 Sorgu 0,562 Saniyede Oluşturuldu.