Genel’ Kategorisi için Arşiv
Filo güvercinlerinde karışma sezonu başladı
11 Kasım 2009 Yazan guvercinurfaFilo güvercinlerinde karışma sezonu kasım ayı itibari ile başlamış bulunmaktadır. Yaklaşık nisan sonu veya mayıs başına kadar devam etmektedir. Bu sezon filo güvercini besleyerek karışma yapacak tüm üstadlara iyi sezonlar dileriz. Az zayiatlı güzel karışmalar.
Karışma nedir: Yurdumuzda şanlıurfa, gaziantep, iskenderun, hatay, osmaniye, kilis, antakya, mersin gibi illerimizde beslenen filo cinsi güvercinlerin akşam vaktimde birbirlerine karıştırılmasıdır.
Karışma güvercinleri hakkında bilgi almak için tıkla
Popularity: unranked [?]
Posta güvercinleri belgeseli
11 Kasım 2009 Yazan guvercinurfaPosta güvercinleri eğitim ve yarış belgeseli
Popularity: unranked [?]
BURSA OYNARI
28 Ekim 2009 Yazan guvercinurfaFİZİKİ ÖZELLİKLERİ:
BURSA IRKINA NEDEN OYNAR DENİR?
Bursa kuşuna “Oynar” denilmesinin bir kaç sebebi vardır.
Bu sebebler sırasıyla:
Uçuş esnasında birbirinden ayrılarak uçmaları,
Yırtıcı dalmış ya da kendilerine ateş edilmişcesine dalarak uçmaları,
Kümes üstünden teğet geçerek neşeli bir sekilde uçmaları, son olarak da
Kümes önündeki neşeli tavırlarından dolayı Bursa güvercini, ”oynar” ismini almıştır.
”oynar” terimi bu kuşların takla atması ya da dönerek makara yapması anlamında değildir.
OYNARIN BESLENDİĞİ İLLER HANGİLERİDİR:
Bursa,İnegöl,İstanbul,Afyon,Çorlu başta olmak üzere Türkiye’nin tüm illerinde severek beslenmektedir.
KAFA YAPISI:
A)YILANBAŞ :
Kafa yatık olmalıdır kırıklık , köşe olmamalıdır. Önden bakıldığında yılanı andırır. Hoş bir hatla boyuna bağlanır.
B) PELİTBAŞ:
Yılandan biraz daha yüksektir, kestaneye oranla biraz daha yumuşak kavisi vardır.
C)KESTANEBAŞ :
Bu kafa yapısı da bursa oynarının kafa yapısıdır. Bu kafa yapısı yılanbaş ve pelitbaşa nazaran daha büyük ve yuvarlaktır. Bu tip kafalara yetiştiriciler arasında “takoz kafa” da denir.
Not: Dik alınlarla karıştırmamanız için not düşüyorum alınlı oynarlar bursa oynarı değildir.
*Yukarıda belirtilen üç kafa sekli de bursa oynarına aittir “bilye kafa” ise kestanebaş, pelitbaş, yılanbaşın çeşitli eşleşmeleriyle elde edilir.
GAGA :
Bursa oynarının gagası sedef renkli olmalıdır. Gaga dibi geniş olmalıdır. Gaga ucu ise diğer ırklara göre daha ince ve hafif kıvrıktır. Kapalı, koyu kanlarda – soylarda- zikir olabilir fakat gagada bulanıklık istenmez.
GÖZ ÇEVRESİ:
Pencereler beyaz veya balmumu renginde geniş ve etli olmalıdır gaga ile arasında çok az tüy olmalıdır. Kırmızılık ve aşırı sarılık istenmez.
Not: Çok fazla mısır ve grit taşı göz kapaklarında sarılık yapabiliyor. Uçurulan kuşların pencere renkleri kapalı kuşlara nazaran daha koyu olur.
GÖZ RENGİ:
Göz rengi beyaz olmalıdır. Bununla beraber gül kurusu rengi de (pembemsi) olabilir. Kırmızılık istenmeyen bir özelliktir.
TÜY YAPISI:
Tüy rengi parlak siyah olmalıdır. Matlık kabul edilmeyeceği gibi kızıllık tam anlamıyla kusurdur. Işıkta bakılınca yağlanmış izlenimi verir. Tüylerde siyah ve beyaz haricinde renk olmaması gerekir.
Uçurulan ve sürekli güneş gören kuşların tüy renkleri kapalı bakılan, uçurulmayan bu yüzden güneş görmeyen kuşlara göre biraz daha mattır. Satın alınırken uçurulduğu biliniyorsa bunu göz önünde bulundurmanın faydası vardır.
BOYUN YAPISI:
Boyun kısa olmalıdır. Kuş elde tutulduğunda boyun vücuda yapışık bir vaziyette kafayı içe çeker..
ŞAL:
Şal rengi, çok canlı renklerde, mor ve yeşil yanar döner olur.
GÖĞÜS YAPISI:
Göğüs geniştir ve bacakların kısalığı ile orantılı olarak yere yakındır. Üstten bakıldığında kuş armut seklindedir. Boynu kısa oldugu için fazla dik duruşlu değildir.
KUYRUK:
Kuyruk telek sayısı 12′dir ve incedir. Kuyruk düz ve toplu durur. Telek uzunlukları ne uzun ne kısadır. Kuyruk ne yere yakın ne de çok yüksekte durur, düz bir hat oluşturur.
*Kuyruğun iki yanındaki olan siyah tüye ‘’ayna’’
*Tek tarafında olana ‘’yan tel’’
*Ortasında olana “elif”
*Bir siyah bir beyaz şeklinde olanlara da “Örme Kuyruk” denir.
BACAKLAR:
Bacaklar kısa ve aralıkları açıktır. Ayaklar kıpkırımızı ve pullar belirgin olmalıdır. Ayaklardan halka kolaylıkla girip çıkmalıdır. Bursa oynarının kalın ayaklısı istenmez. Tırnaklar beyaz olmalıdır. Bacaklarda eklem yerinde tüyler sonlanır. Bu yüzden tozluk en büyük kusurlardandır.
Kapalı kanlarda hepsi olmamak şartıyla gölgeli tırnak olabilir.
OYNARIN BAŞLICA RENKLERİ:
AKKANAT:
Kanatlar ve kuyruk beyazdır. Kanat teleklerinde 7-7, 8-8 gibi eşitlik istense de çok önemli değildir. Kuyrukaltı kapalı olmalıdır.Kuyrukaltında çok fazla beyaz istenmez.
KARAKANAT:
Vücudu siyah sadece kuyruğu beyazdır. Bu renkte zikir ve tırnaklarda gölge önemli bir kusur değildir.
ARAP:
Tümüyle siyahtır, başka ırklarda görülmeyecek derecede parlak bir tüy yapısı vardır. Güneşte ve ışıkta yağlanmış gibi parlar. Gagada zikir ve tırnaklarda gölge önemli bir kusur değildir.
Uçuş esnasında birbirinden ayrılarak uçmaları,
Yırtıcı dalmış ya da kendilerine ateş edilmişcesine dalarak uçmaları,
Kümes üstünden teğet geçerek neşeli bir sekilde uçmaları, son olarak da
Kümes önündeki neşeli tavırlarından dolayı Bursa güvercini, ”oynar” ismini almıştır.
”oynar” terimi bu kuşların takla atması ya da dönerek makara yapması anlamında değildir.
Yılandan biraz daha yüksektir, kestaneye oranla biraz daha yumuşak kavisi vardır.
Bu kafa yapısı da bursa oynarının kafa yapısıdır. Bu kafa yapısı yılanbaş ve pelitbaşa nazaran daha büyük ve yuvarlaktır. Bu tip kafalara yetiştiriciler arasında “takoz kafa” da denir.
Bursa oynarının gagası sedef renkli olmalıdır. Gaga dibi geniş olmalıdır. Gaga ucu ise diğer ırklara göre daha ince ve hafif kıvrıktır. Kapalı, koyu kanlarda – soylarda- zikir olabilir fakat gagada bulanıklık istenmez.
Pencereler beyaz veya balmumu renginde geniş ve etli olmalıdır gaga ile arasında çok az tüy olmalıdır. Kırmızılık ve aşırı sarılık istenmez.
Göz rengi beyaz olmalıdır. Bununla beraber gül kurusu rengi de (pembemsi) olabilir. Kırmızılık istenmeyen bir özelliktir.
TÜY YAPISI:
Tüy rengi parlak siyah olmalıdır. Matlık kabul edilmeyeceği gibi kızıllık tam anlamıyla kusurdur. Işıkta bakılınca yağlanmış izlenimi verir. Tüylerde siyah ve beyaz haricinde renk olmaması gerekir.
Boyun kısa olmalıdır. Kuş elde tutulduğunda boyun vücuda yapışık bir vaziyette kafayı içe çeker..
ŞAL:
Şal rengi, çok canlı renklerde, mor ve yeşil yanar döner olur.
Göğüs geniştir ve bacakların kısalığı ile orantılı olarak yere yakındır. Üstten bakıldığında kuş armut seklindedir. Boynu kısa oldugu için fazla dik duruşlu değildir.
Kuyruk telek sayısı 12′dir ve incedir. Kuyruk düz ve toplu durur. Telek uzunlukları ne uzun ne kısadır. Kuyruk ne yere yakın ne de çok yüksekte durur, düz bir hat oluşturur.
*Kuyruğun iki yanındaki olan siyah tüye ‘’ayna’’
*Tek tarafında olana ‘’yan tel’’
*Ortasında olana “elif”
*Bir siyah bir beyaz şeklinde olanlara da “Örme Kuyruk” denir.
Bacaklar kısa ve aralıkları açıktır. Ayaklar kıpkırımızı ve pullar belirgin olmalıdır. Ayaklardan halka kolaylıkla girip çıkmalıdır. Bursa oynarının kalın ayaklısı istenmez. Tırnaklar beyaz olmalıdır. Bacaklarda eklem yerinde tüyler sonlanır. Bu yüzden tozluk en büyük kusurlardandır.
Kapalı kanlarda hepsi olmamak şartıyla gölgeli tırnak olabilir.
AKKANAT:
Kanatlar ve kuyruk beyazdır. Kanat teleklerinde 7-7, 8-8 gibi eşitlik istense de çok önemli değildir. Kuyrukaltı kapalı olmalıdır.Kuyrukaltında çok fazla beyaz istenmez.
Vücudu siyah sadece kuyruğu beyazdır. Bu renkte zikir ve tırnaklarda gölge önemli bir kusur değildir.
Tümüyle siyahtır, başka ırklarda görülmeyecek derecede parlak bir tüy yapısı vardır. Güneşte ve ışıkta yağlanmış gibi parlar. Gagada zikir ve tırnaklarda gölge önemli bir kusur değildir.
BEYAZ:
Düz beyazdır. Diger beyaz ırklardaki gibi tırnaklar ve gaga da beyazdır. Akkanatlardan gelen beyazların güneşte gözlerine baktığınızda düz siyah değil renkli olduğunu fark edebilirsiniz.)
*Siyah yaşmaklı beyazlar da vardır.
ÇAPAR:
Kanattaki beyazların arasındaki siyah tüy çapar olarak adlandırılır. Siyah renk ilk telekteyse kapalı kanlardan geldiğinin işaretidir. (Karakanat gibi)
Çaparlı kuşun yavrusu da çaparlı olur diye kesinlik yoktur.
Çaparlı kus açık kanlarla vurulduğunda güzel yavrular verir. Beyaz kusurları kapatıcıdır.
KARYAĞDI:
Yavruların göğüslerinde karyağdı dediğimiz beyazlıklar olabilir bunlar kusur değildir. Kuş yavru tüyünden sonra bunları atar ve normaline döner.
MUSKA VE YAŞMAK:
Muska gaga altındaki küçük beyazlıktır. Yaşmak muskadan büyüktür.
Muskalı bir kuşla düz beyaz ya da karabaş eşleştirildiğinde karabaşa çevirme olasılığı yüksektir. Muskalı oynarın baskın bir özelliği yoktur.
ATKI – ÇEKME – KİLİT:
*Atkı veya çekme kusun gözünün arkasından başlayıp arkaya doğru giden beyaz şerit seklinde tüylerdir. Sadece sağ tarafta yada sol tarafta Tek atkılı da olabilir
*Kilit ise atkıların iki gözün arkasından başlıyarak kafanın arkasında birleşmesidir..
Kanattaki beyazların arasındaki siyah tüy çapar olarak adlandırılır. Siyah renk ilk telekteyse kapalı kanlardan geldiğinin işaretidir. (Karakanat gibi)
Çaparlı kus açık kanlarla vurulduğunda güzel yavrular verir. Beyaz kusurları kapatıcıdır.
Yavruların göğüslerinde karyağdı dediğimiz beyazlıklar olabilir bunlar kusur değildir. Kuş yavru tüyünden sonra bunları atar ve normaline döner.
Muska gaga altındaki küçük beyazlıktır. Yaşmak muskadan büyüktür.
Muskalı bir kuşla düz beyaz ya da karabaş eşleştirildiğinde karabaşa çevirme olasılığı yüksektir. Muskalı oynarın baskın bir özelliği yoktur.
*Atkı veya çekme kusun gözünün arkasından başlayıp arkaya doğru giden beyaz şerit seklinde tüylerdir. Sadece sağ tarafta yada sol tarafta Tek atkılı da olabilir
UÇUS ÖZELLİKLERİ:
Antrenmana göre 4-7 saat performans gösteren oynarlar vardır.
Uçuş kuşlar kümesten salındığında (uçurulanlar) yere basmadan uçmaya başlarlar orta havaya çok kısa surede çıkarlar orta seviyeden sonra 5-10 dakika içinde gözden kaybolurlar kesinlikle toplu uçmazlar. Salma önünde ıslık çalma veya sırık sallama gibi hareketlere gerek yoktur.
45 derecelik ani dalışlarla bir an kümes üzerinden geçen bir oynar bir o kadar hızlı yükselerek yine eski yuksekliğine çıkması cok kısa sürer.
Uçumunu tamamlayan bir oynar indiğinde kanatlarını düşük tutmaz yorulmamış bir izlenim verir.
Bursa oynarları pırıltıya duyarsızdırlar. Pırıltı verildiğinde aşağıdan kuş gösterildiğinde daha da yukarı çıkarlar.
Çok sayıda oynarı uçurmak takibi zorlaştırır istenilen sayıda uçurulabilir. Zevk veren uçum sayısı 3-5 tir. Dönücü, dalıcı ırklardaki gibi kolay pes edenler etmeyenleri etkilemez antrenmansızlar ya da yavrular indikten sonra diğerleri uçmalarına devam eder.
Kanat alışları sert ve seridir gevsek kanat alması kusurdur uçuş esnasında kesinlikle kayık çekmezler, bel kırmazlar, takla atmazlar. Belirli bir çanak içinde fazla açılmadan dağınık olarak düz hatlar oluşturarak uçarlar. En fazla 200-300 metre sağa ve sola vurular. (Minareyi kaybetmezler)
Manevra ve çeviklik olarak en çevik ve hızlı ırktır diyebiliriz. Yırtıcı saldırılarına karsı diğer ırklardan daha şanslıdırlar. Atmacayla beraber yere düşen bir taş gibi dalışları görmeye değerdir.
Atmacadan daha yükseklere çıkarak bulutların arasında kaybolması yetiştiriciyi her ne kadar korkutsa da iniş vakti geldiğinde kesinlikle kümesini bulur.
Makaracılık yoktur güzel havalarda eşe kızgınken nadirde olsa orta havanın altına düşünce kümesin üzerinde bir kaç peşpeşe takla atarlar. Bunu inecekleri zaman yaparlar, kesinlikle uçuş esnasında yapmazlar. Bu durum tüm oynarlar için geçerli değildir.
Posta Irkları gibi uzak mesafelerden gelemezler. 30-50 km yol yapmaları normaldir..
Eğer 150-200 km yoldan geldi denen bir oynar duyduysanız. Posta ile kırılmış oynarlardandır.
Bu arada posta kırığı olan bir oynarı, iyi bir gözlemciyseniz yürüyüşünden bile tanıyabilirsiniz. Bu tür kırılmış oynarların ayakları daha uzun, daha dik ve daha kalın bir yapısı olur.
IRKIN GENEL ÖZELLİKLERİ
Başına buyruk ve asil bir yapısı vardır. Çok ürkek her an uçmaya hazır tedirgin bir kuştur. Yem atıldığında yeme dalıp dünyasını unutmaz. Bir adım ileri atar bir buğdayı yer iki üç adım geri kaçar.
Kümeste ve elde tutulması zordur, çok hareketlidir.
Uçumunu tamamlayan bir oynar indiğinde kanatlarını düşük tutmaz yorulmamış bir izlenim verir.
Başına buyruk ve asil bir yapısı vardır. Çok ürkek her an uçmaya hazır tedirgin bir kuştur. Yem atıldığında yeme dalıp dünyasını unutmaz. Bir adım ileri atar bir buğdayı yer iki üç adım geri kaçar.
Salmasından kaçan, uçuş eğitimi almamış bir yavruyu kümesin etrafında günlerce uçarken izleyebilirsiniz. Elektrik direkleri, elektirik telleri, yüksek binalarda yatarlar. Yem ve suyla kandırılmazlar çok aç kaldıklarında inseler dahi salmanın önüne atılan yemlerden dikkatli, ürkek bir şekilde bir kaç tane yiyerek tekrar kaçarlar. Kümese sokulmaları zordur. Gece kepçe vb. yollardan yakalanmazsa ve size gelmediyse su olukları çatı aralıkları gibi yerlerde ölürler.
Kelebek, dönek, taklalar gibi elle sürerek kümese sokulmazlar 10 kuştan 8 tanesi girse bile 2 tane çıban başı çıkar ve kapıyı kapattırmaz. Avare deliğini çok severler kendi başına buyruk olarak girip çıkmaya uçmaya bayılırlar.
Dönek ırkları gibi kaybolma tehlikesi yoktur. Bir kaç kere uçurulmuş bir oynar eğer kaybolduysa ve dönmediyse atmaca vuraması gibi ölümle sonuçlanacak olasılıklar akla gelir.
Kanı –soyu- güzel bir oynarı kart iken (yavru, yumurta görmüş) almışsanız yeni kümesine alıştırma olasılığı çok düşüktür. Hayatta kalma olasılığı da öyle… Ölüm orucu tutarlar, yem yemez su içmezler, tek aldıysanız eş tutmazlar. Her zaman hastaymış gibi süzüşük dururlar.
Aldığınız oynar kart ise sizden önceki kümeste kendisinden yavru-yumurta alındıysa en tehlike dönem sizde yumurtladığı dönemdir..
Bir anda yuvalıktan kalkarak arkasına dahi bakmadan kaçar eski kümesini arar. Bulamasa dahi uzaklaştıysa size de dönmez..
YAVRU BAKIMI:
Yavru bakımları ve verimleri yüksektir. Yavrusunu ellemek, kuşu yavrudan ve yumurtadan kaldırmak yavruları tehlikeye atar..
Oynar yuvalıkları küçük delikli ve karanlık olursa yavru alımında randıman artar kümese girdiğinizde yumurtada yatan kus sizi görmeyecek ve rahatsız olmayacak gibi dizayn edilmelidir. Kuş yumurtadan kalkar ve uçar ise yumurta 4-5 saat soğumak zorunda kalacağı gibi bu hareket 4-5 kez tekrarlanınca tam oluşmaz ve yavru çıkmayabilir..
Dönek ırkları gibi kaybolma tehlikesi yoktur. Bir kaç kere uçurulmuş bir oynar eğer kaybolduysa ve dönmediyse atmaca vuraması gibi ölümle sonuçlanacak olasılıklar akla gelir.
Bir anda yuvalıktan kalkarak arkasına dahi bakmadan kaçar eski kümesini arar. Bulamasa dahi uzaklaştıysa size de dönmez..
Yavru bakımları ve verimleri yüksektir. Yavrusunu ellemek, kuşu yavrudan ve yumurtadan kaldırmak yavruları tehlikeye atar..
Olgunlaşana kadar güncellenecektir , resimlerle desteklenecektir..
Saygılar
YAZAN
: İsm ail MERİÇ
Popularity: unranked [?]
bursa ırkı güvercinler
28 Ekim 2009 Yazan guvercinurfaBursa ilimizden adını alan bu güvercin ırkı Bursa’dan başka ağırlıklı olarak İstanbul, İnegöl, Mustafakemalpaşa ve Afyon yörelerinde yetiştirilmektedir. Yerel ismi “Oynar” olan Bursa ırkı Osmanlı Devleti zamanında da yetiştirilmiş bir ırktır. Özellikle Bursa’da babadan oğula devretmiş, 60-70 yıl öncesinden günümüze kadar nesilleri takip edildiği bilinen Bursa ailelerine rastlamak mümkündür.
Başlıca renkleri siyah kanat akkuyruk, akkanat akkuyruk ve beyaz olan Bursa ırkının ( Diğer renk tanımlarını sayfanın altında bulabilirsiniz) 12 tel kuyruk yapısı ve kuyruküstü yağ bezesi bulunur. Bursa bu özellikleriyle “Mülakat” ve “Çakal” ırkından hemen ayrılır. Kuyruğun alt ve üst kapakları siyah olmalı yalnızca 12 tel kuyruk ve altındaki ince kapak beyaz bulunmalıdır. Siyah kanat akkuyruklarda beyaz gaganın ucundaki siyahlık tercih edilirken akkanat akkuyruklarda ise kanat uçlarındaki beyaz teleklerin 7-7 formunda olmasına dikkat edilir.
Dik duruşlu, neşeli ve hareketli bir yapıya sahiptirler. Orta irilikteki vücut yapısında geniş ve dışa çıkık bir göğüs, uzun ve kalın yapılı beyaz bir gaga ilk dikkati çeken özelliklerdendir. Kanatları vücuduyla orantılı olarak normal uzunluktadır. Burun üzerinden başlayan alın yapısının öne doğru çıkık olması yine önemli bir özelliktir. Göz çevresindeki etli yapı kesinlikle beyaz ve belirgin olmalıdır. Sarı veya kırmızı etli göz çevresi istenilmez. Göz rengide çok önemli olup beyaz veya mavimsi beyaz olmasına dikkat edilir.
Bursa ırkının taşıdığı siyah renk tonuna hemen hemen başka hiç bir güvercin ırkında rastlanılmaz. Hatta diğer güvercin ırklarındaki parlak siyah renk tarif edilirken “Bursa kuşu gibi” ifadesi çokça kullanılır. Yanar-döner çok parlak bir siyah rengi yine başka hiç bir güvercin ırkında rastlanılamayacak kadar kırmızı ayaklar taşır. Beyaz tırnakların standart olduğu ayaklarda bilekten aşağısının temiz yani kesinlikle tüysüz-tozluksuz olması gerekir.
Biçimsel özellikleri keskin elemelerden geçirilen Bursa ırkı “makaracı” ırklarımızdan biridir. Sakin karakteri uçuşa geçeceği anda telaşlanmasıyla değişir. Sert kanat atışlarıyla çok farklı yüksekliklerde alıştırmaya bağlı olarak yaklaşık 4-5 saat uçar. Ortalama 10 güvercinlik gruplar halinde uçurulurlar. Birbirlerini takip ederler ama biraz mesafe aralığı vererek kısmen dağınık uçarlar. Yanlarına refakatci verilmez, pırıltıya duyarlılıkları yoktur. Bu yönüyle havada kontrol edilmeleri zordur. Salmalarından oldukça açılabilirler. Diğer salmalara ve havada karşılaştıkları diğer gruplara aldırış etmeden gezerek uçarlar. Salmalarına inmelerine yakın veya çok yüksekteyken makaraya girerler. Bulut yüksekliğinde makaraya girdiklerinde grupta kısmi bir dağılma görülürken ortalama 1-5 arası kombinasyonlarla makaraya girmeleri seyretmeye değer bir görüntüdür. Kanat döverek veya uçuş sırasında aniden başları tam kuyruk üstüne gelecek şekilde kanatları açık pozisyonda makaralarını sergilerler. Yere inişlerinde zorlanırlar, salmalarının üzerinden bir kaç teğet geçme sonrasında aniden iniş yaparlar.
Havada sergiledikleri bir başka farklı görüntü ise ani yükselti değiştirmeleridir. Yükseklerdeyken aniden kanat atarak 45 derecelik açıyla dalmaya benzer bir hareket göstererek hızla alçalırlar, sonra tekrar hızla yükselmeye başlarlar. Şahin veya atmaca saldırısı anında bu özelliklerini kullanarak onlardan ustalıkla uzaklaşabilirler.
Bursa ırkı alıştığı salmadan başka hiç bir salmaya itibar etmezken satıldığı yere çok çabuk alışır. Yalnız bir kerelik alıştırma eğitimi dahi Bursa ırkının sadık uçucu olması için çoğu kez yeterlidir. Uçuş eğitimi alanların 45-50 km. mesafeden evlerine dönmeleri beklenir. Buradan anlaşılacağı gibi yavrular uçuş eğitimi alırken ve sonrasında pek problem çıkarmazlar. Bakımı kolay olan Bursa ırkının dayanıklılığı ve mükemmel yavru bakımı yetiştiricisine sağladığı avantajlardandır.
Bursa yetiştiricileri çok hassas kriterlerle ırkı muhafaza ettiklerinden dolayı bugün arı ve mükemmel ailelere rastlamak ülkemiz yetiştiriciliği adına gurur vericidir.
İRFAN BOZKURT
KARABAŞ : Sadece kanat-kuyruk beyaz ve kafa siyah ise.
KARAKANAT : Sadece kuyruk tüyleri beyaz ise.
AKMAN : Kafa döneklerdeki gibi tamamen kesme beyaz ise.
ABRAS : Kafadaki beyazlık alında ise.
KİLİTLİ : Beyazlık gözden göze şerit gibi birleşirse.
SÜRMELİ veya ÇEKMELİ : Beyazlık göz hizasından kafanın arkasına doğru giderse.
NOKTALI- MUSKALI- YAŞMAKLI : Kafada gaga altında beyazlık varsa beyazlığın büyüklüğüne göre sırayla (azdan çokluğa) “Noktalı”, “Muskalı”, “Yaşmaklı” ismini alır.
Mavi renkli olanlar ayrı bir irk olup “MÜLAKAT” denir. Mülakat uzlaşma anlamındadır. Yabani güvercinle Bursa OYNAR’ın eşleşmesi ile elde edildiği sanılmaktadır.
Popularity: unranked [?]
DÖNEK IRKI GÜVERCİNLER
28 Ekim 2009 Yazan guvercinurfaOrta irilikte ancak oldukca uzun sayılabilecek bir güvercin ırkıdır. 14 adet olan kuyruk telek tüyleri de genellikle normalden uzun ve geniş sayılabilir. Bir çoğunda kuyruk hafifce, kelebeklerde olduğu kadar olmasada, çatı şeklinde iki yana eğimlidir. Kanatlarını kuyruğun üzerinde taşıyan bu ırkta kanatlar uca doğru biraz sivrice ve kanat açıklığı diğer bir çok ırka nazaran biraz daha geniştir (iki kanat ucu arası mesafe), Aynı zamanda uzunca bir gagaya sahiptirler. Kısa sayılabılecek ayaklara sahip olan bu kuşların duruşu neredeyse yere pareleldir. Türkiye’de yetiştirilen döneklerde paça ve tepe görülmez. Son yıllarda sıkca görülmeye başlayan paçalı yada tozluklu olanları, Makedonya (Yugoslavya) döneği ile melezdir. Alaca ve düz her renkte görülen bu güvercinlerde en yaygın renkler beyaz kafalı, kanat uçları beyaz ve beyaz kafalı, kanat uçları ve kuyruk beyazdır. Diğer tarafları genellikle siyah, ondan sonra görülme sıklığına bağlı olarak sırasıyla mavi (siyah şeritli) yada çakmaklıdır. En az rastlananları kırmızı (ressesif) alacalardır. Beyaz kafalı ve uzun kanat telekleri beyaz olanlarına İzmir yöresinde Baska, ayrıca kuyruğu da beyaz olanalarına Galaça adı verilmektedir. Renklerine görede şöyle adlandırılmaktadırlar; kara galaça, kara baska, mavi galaça vb. Ressesif kırmızıları, ister düz renkte olsunlar isterse alaca, çakal olarak adlandırılmaktadırlar. Göz renkleri genellikle siyah olmakla beraber, yabani göz rengi hariç, diğer göz renklerinede rastlanır.
Eşeysel olgunluk (kızgınlık), beslenmeye bağlı olmakla beraber diğer ırklara göre biraz daha geçtir. Aynı zamanda trichomonad ve paramixovirus gibi hastalıklara karşı daha duyarlıdırlar. Yavrulara bakma özellikleri posta ve dewlaplara nazaran kötüdür. Genellikle bir yuvadaki yavrular arasında belirgin bir gelişme farklılığı görülür.
TÜRKİYEDE YETİŞTİRİLDİKLERİ YÖRE
Ana yetiştirilme bölgesi Türkiye’nin batısıdır. Buralardada çok yaygın olmamakla birlikte bazı kentlerde neredeyse yalnızca dönek yetiştirilmektedir. En fazla yetiştiricisi büyük kentlerden İzmir’dedir. İzmir’den sonra Bursa’yı ve Denizli’yi sayabiliriz. Özellikle İzmir ve Bursa’da başka ırklarda yaygın olarak yetiştirilmesine rağmen Denizli’de neredeyse yalnızca dönek yetiştirilmektedir. İzmir ve Bursa’da en çok göçmenlerce yetiştirilmektedirler. Bu illerin dışında Ege kıyısında bazı ilçelerde, örneğin Bergama, Ayvalık ve Trakya’da da Malkara ve Keşan ilçelerinde hemen hemen yalnızca bu ırka rastlanmaktadır. İstanbul’da da hemen her ırkın olduğu gibi çok az sayıda da olsa yetiştiricisi mevcuttur.
UÇUŞ
Salındıklarında çok çabuk yükseklik kazanan bu kuşlara yerden kuş gösterildiğinde (pırıltı) kanatlarını toplayarak dalarlar ve bu dalış süresince bir yada bir kaç kez kanat kuyruk ekseninde pervane şeklinde dönerler. Bu ırkta islah hedefi, yüksek hızda uzun mesafe dönüştür. Dönüş esnasında kanatların duruşu kuştan kuşa farklılık gösterir. Bazıları kanatlarını neredeyse vücutlarına yapıştırarak dönerken, büyük bir kısmı dönüş esnasında kanatlarını çeyrek açık tutarlar. Diğer bir kısmı ise kanatlarını oldukça fazla açarak dönerler. Yandan bakıldığında kuşun her dönüşte kendisini çevirttirdiği ve rollerlardan (makaracılardan) farklı olarak, dönüşler arası geçiş, çok hızlı dönüşlerde dahi açıkca belli olur. En iyi dönüş 45 derecelik açıyla daldığında görülebilir. Bu açıdan sapma dalış ve dönüş kalitesini olumsuz olarak etkiler.
UÇURMAYA ALIŞTIRMA
Kümesde ürkek görünen bu kuşların aslında kontrolleri çok kolaydır. Kümes önünde eğer bir kaç kuş varsa yerden kolay kolay kalkmaz. Hatta isterseniz bir gurup döneği bir sopayla sürerek tanımadıkları yerlere dahi ***ürebilirsiniz. Dışarıdan bir müdehale olmadığı sürece, yani onları aşırı derecede ürkütecek bir şey olmadığı sürece uçmazlar. Ancak bu özelliklerinden dolayı kötü uçucu oldukları sonucu çıkarılmasın. Dönek yavruları diğer bir çok ırka nazaran daha çabuk uçmaya alıştırılabilirler. Hiç uçmamış bir yavru kolayca uçan kuşların ardından yükselebilir. İste bu özellikleri nedeniyle genç kuşlar ilk uçurulduklarında çok dikkat edilmesi gereken bir nokta var. İlk uçuslarında dahi diğer kusları takip edip fazlaca yükselebilirler ancak çoğunlukla aşagıdan kuş gösterildiğinde diğer alışkın kuşlar gibi hızla aşağıya inememektedirler. Henüz çevreyi de yeterince tanımadıkları için çok yüksekten fazla açılmakta ve kaybolmaktadırlar. Hele hele çevrede başka kuşlar uçuyorsa ve hatta yabani güvercin ve kumrular dahi yavrunun şaşırmasına neden olabilirler. Bu durumda yavru kuşun yanında daha önce uçan kusların ürkütülerek yere inmeleri önlenmeli ve mümkünse daha fazla kuş kaldırılmalıdır. Buradanda anlaşılacağı gibi yavruların ilk uçuşlarında çok yükselmeleri ve açılmaları engellenmeleridir. Bu amaçla fazla uzun süre uçmayan ve çok yükselmeyen başka ırktan kuşlar kullanılabilir. Ancak bu yöntem dahi, daha öncede belirttiğim gibi eğer çevrede kuşların konsantrasyonunu bozacak başka kuşlar varsa, risklidir. Yavru yitirmemenin diğer bir yolu erken uçurmamaktır. Eğer ilk olarak 8-10 haftalik yaşta uçurulurlarsa, yön bulma yetenekleri gelişmiş olacağından ve yerdende olsa çevreyi daha iyi tanımış olacaklarindan kaybolmaları zordur. Bazı ırklarda ilk uçurmanın geç yaşda yapılması uçuş kalitesini ve diğer yetenekleri (takla gibi) olumsuz yönde etkilemektedir. Hatta bu ırklarda 8-10 haftalık yavruların 5-6 haftalıklara nazaran yalnızca havaya kalkmalarını sağlamak bile güçleşir. Dönekler, formda tutuldukları sürece ilk uçurma çok daha geç yaşda yapılsa dahi sorun yaratmaz. Ergenleşmiş, yani 20-22 haftalık hayvanların dahi uçurulmaları çok kolaydır. Ayrıca geç yaşda uçurma dalış ve dönüş kalitesini de olumsuz olarak etkilemez. Ancak bu dönemde beslenmelerine dikkat edilerek yağlanmaları önlenmelidir. Tüm uçucu kuşlarda olduğu gibi bu ırktada yemin sınırlı tutulması gereklidir. Yağlanma iyi uçan ve dönen kuşlarda dahi dalış ve dönüş kalitesini olumsuz yönde etkiler. Önerim kuşlar aç olduklarında bir öğünde yiyebilecekleri yem miktarinin sabah 1/3′ünü ve akşam 2/3′ünü olmak üzere iki öğünde verilmesidir. Uçan kuşlara ağırlıklı olarak buğday verilebilir. Buğdayla birlikte çok az miktarda kaliteli damızlık yemide verilmelidir. Kuşun kümese bağlanması yani çevreyi tanıma turları bittikten sonra dalış ve dönüş alıştırmasına geçilebilir. Bu amaçla alıştırılacak kuş tecrübeli bir kuşla uçurulmalıdır. Kuşlar yeterli yüksekliğe ulaştıklarında ve ikisininde posizyonlarının inecekleri yere aşağı yukarı 45 derece olduğunda (rüzgar altında), önce her hangi bir işaretle (ıslık, düdük, mendil sallama, el sallama vb.) dikkatlerinin yere çekilmesi gerekir. Bu işaret bir süre sonra kuş için “dalışa hazır ol” anlamı kazanır. Akabinde derhal kuş güsterilerek tecrübeli olan kuşun dalışa geçmesi sağlanmalıdır. Çok geçmeden tecrübesiz olan da onu takip edecektir. Eğer aynı anda ikiden fazla kus uçurulursa, her ne kadar toplu uçan kuslar olmalarına rağmen hepsinin aynı anda pozisyon almalarının sağlanması güçleşir. Ama havada nerede olurlarsa olsunlar aşağıdaki kuşa (pırıltı) reaksiyon göstereceklerinden istenen dalış ve dönüş sonucu alınamaz. Bazı yetiştiriciler bir kerede bir kuş uçurmaktadırlar. Bu yöntemin avantajı kuşun kontrolünün çok kolay olmasıdır. Ancak dezavantajıda yalnız başına uçan kuşun yeterli yüksekliğe çıkamamasıdır.
Alıştırmada pozisyon aldıktan sonra inecekleri yere yani kuş gösterilecek yere mutlaka bakmaları sağlanmalıdır. Zira dalış ve dönüş kalitesi bu durumdan önemli derecede etkilenmektedir. Dönekler uçarken onları iyi izleyebilecek ve onlarında bizi iyi görebilecekleri bir yerde durulmalıdır. Kuşlar uçarken onların bizi göremiyecekleri bir yerde durmamız, daha sonra ortaya çıkıp pozisyon almalarını beklemek boşunadır. Zira pozisyon al işareti kendimiz oluruz ve kuşlar bizi görür görmez dalış için beklemeye ve hatta dalışa geçerler. Bu nedenle daima görünecek bir yerde bulunulmalı ve “dalış için hazır ol” işareti verilmelidir.
YAZAN: Dr. TÜRKER SAVAŞ
Popularity: 1% [?]




